Zaman yolculuğuyla 2050 yılına mı geldik?

 

Uluabat Gölü'nün 2050 yılında tamamen kuruyacağı öngörülüyor. Ancak 2050 yılına kadar da temiz kalacağının garantisi yok!..

***

Kitabın ortasından başlamak istedim bugün.

Susuzluk kapımızda...

Bakın İznik Gölü'ne... Henüz 2015 yılına kadar feribotun halat bağladığı iskele bugün tamamen kara üzerinde.

Bu yıl hava kuraklığı yaşadık.

Ancak bu kuraklık, zaten günübirlik yaşayan bizleri susuz bırakmaya kadar götürecek.

Şimdi bazı şeyleri sorgulamanın zamanı geldi.

***

İlk etapta sorgulanması gereken kişinin, demokrasinin kendisine verdiği yetkiyle şehri yöneten ve bizler adına karar alabilme yetkisi olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın olduğunu düşünüyorum.

Biraz zamanda yolculuk yapacak olursak eğer, yerel seçimler çok az bir süre kalmıştı.

6 Mart 2019 tarihinde Cumhur İttifakı'nın Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve o sırada Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine devam eden Alinur Aktaş'ın Hürriyet Gazetesi'ne verdiği demeçte Bursa'nın gelecek 50 yılını planladıklarını ifade ediyordu.

Yani seçim vaadi... Yapacakları çalışmalarla 50 yıl boyunca rahat bir Bursa'ydı...

Bunlardan en önemlisi de Bursa'nın büyük bir su ihtiyacını karşılayan Doğancı ve Nilüfer Barajlarına ek olarak Çınarcık Barajı'nın da Bursa için kullanılacak olmasıydı.

Hatta 7 Ocak 2021 tarihinde STK temsilcileriyle bir de çalıştay yapılmıştı.

Çalıştayda konuşan Başkan Alinur Aktaş, kuraklığa karşı şehrin risklerini minimize etmekte kararlı olduklarını belirterek "2020 yılı içerisinde 'su seviyesinde yüzde 50 azalma olmasına rağmen' hamdolsun halkımıza sıkıntı yaşatmadık. 2023 yılında Çınarcık Barajı suyunun şehrimize taşınmasıyla birlikte, inşallah 2050 yılına kadar sıkıntı yaşamayacağız" dedi.

2023 yılında yani bu yıl Çınarcık Barajı'nın suyu şehrimize taşınacaktı.

4 Nisan 2021 yılında da "Çınarcık Barajı suyunun Bursa'ya getirilmesi için çalışma başlatan Büyükşehir Belediyesi, dev projede bir adım daha ilerledi" şeklindeki haberler gazete sayfalarını süsledi. Çıkan haberlere göre; "Çınarcık Barajı suyunun Bursa'ya getirilmesi için bir süredir yoğun mesai harcayan Büyükşehir Belediyesi, DSİ 1. Bölge Müdürlüğü ile yapılan yakın iş birliği sayesinde dev projede önemli bir mesafe kat etti. Çınarcık Barajı suyunun Bursa'ya getirilmesi için DSİ tarafından hazırlatılan 96 kilometrelik ana isale hattı ve 4 adet içme suyu deposunu kapsayan projeler Büyükşehir Belediyesi'ne teslim edildi. Çalışmaları devam eden günlük 300 bin metreküp kapasiteli içme suyu arıtma tesisi ile ilgili projelerin de yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor" İfadelerine yer veriliyordu.

****

Peki o günden sonra ne oldu?

Bir daha Büyükşehir Belediyesi'nden, Bursa için bu kadar hayati öneme sahip olan proje adına herhangi bir açıklama yapıldı mı?

Başkan Aktaş, "Çınarcık Barajı ile yeraltı kuyularının kullanımı minimum seviyeye ineceğinden hem enerji tasarrufu hem de yerleşim yerlerine sürekli kesintisiz içme suyu sağlanmasını planlıyoruz" demişti.

***

Zaman yolculuğu bitti günümüze bakalım!

Kurak geçen bir kış...

Nilüfer Barajı tamamen kurudu, Doğancı Barajı'nda 20 günlük su kaldı.

Büyükşehir Belediyesi, sürekli sondaj yapıp kuyu açıyor. Yer altı suları damla damla tükeniyor. Ve buna da kimse önlem almıyor.

BUSKİ'nin vatandaşlara tasarruf çağrısı yapması kadar kötü bir şey olabilir mi?

Henüz Mart ayında 20 günlük suyun kalması ne kadar da trajikomik değil mi?

Ancak bizler Alinur Aktaş'ın 5 Nisan 2022 günü sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 2050 yılına kadar su sorunumuzun olmayacağını söylemişti.

Hatta o açıklamasında; 210 milyon metreküp yer altı suyu rezervi, Doğancılar ve Nilüfer barajlarındaki yüzde 80 doluluk, Uludağ'dan sağlanan yüzde 20'lik içme suyu ihtiyacı, 155 adet derin kuyu ve Çınarcık Barajı suyunun da Bursa'ya getirilmesiyle Bursa'daki su sorununun çözüldüğüne vurgu yapmıştı.

***

Zaman yolculuğu yapıp bir anda 2050 yılına mı gittik anlamadım?

Bugün biz neden hala daha su sorununu konuşuyoruz?

Bu suyu kim içti?

***

Yazımın başında bahsettiğim konuya değinerek sözlerimi bitirmek istiyorum.

Uluabat Gölü'nün 2050 yılında kuruyabileceğine dair raporun var olduğunu Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Erkan Mutlu'dan öğrendik.

Temiz kalacağının garantisinin olmadığına da vurgu yaptı.

Aslında, Uluabat Gölü'nü besleyen akarsular üzerinde onlarca fabrika var. Her birinin nehre akıttığı atık su miktarı belli. Ancak hepsi birden atıksu bırakınca, o nehir yine kirleniyor. Burası kesin. Bir de mevcut arıtmaların yüzde kaç kapasiteyle çalıştığı da kesin olarak bilinmiyor.

Erkan Mutlu açık açık şu cümleleri kurdu:

"Gerçekten güzel arıtmasını çalıştıran yerleri tenzih ediyorum. Bunun hesap-kitap ve mühendislik işi olması gerekiyor. Dediğiniz gibi 50 firma suyu boşalttığında o nehrin kirlenmemesi lazım. Kirleniyorsa mutlaka bir sıkıntı vardır. Bakın teşhis belli bir nehir kirli akıyorsa ve kirli akan nehre temiz raporu veriliyorsa bir yerlerde yanlış yapılıyor. Bir yerlerde kollanıyor. Yani bu çok bariz belli. Orada arıtma yapılmış olsaydı o nehir kirli akmazdı."

***

Bir yerlerde bir yanlış var...

01.03.2023 - Başka Gazete

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mudanya'da içinden fay geçmeyen rant!

Açık hava acı müzesi! (Nurdağı)

Yapı denetim firmaları sınavı geçti (!) mi (?)