Yapı denetim firmaları sınavı geçti (!) mi (?)

 


17 Ağustos 1999 depreminin ardından radikal kararlar alınmıştı. Bunlardan biri bağımsız yapı denetim firmalarının oluşturulmasıydı. Bir diğeri ise deprem yönetmeliğinin tamamen değişmesi...

Ancak 6 Şubat 2023 tarihinde, yani bir önceki felaketin ardından 23 yıl geçtikten sonra, halen daha aynı yerde olduğumuzu gösteren 2 büyük deprem oldu.

Bu depremde en çok sorgulanan ve günah keçisi seçilen yapı denetim firmaları oldu.

Hızlı bir kararla üzerlerine gidilen yapı denetim firmaları gerçekten suçlu mu?

***

Bence yapı denetim firmalarını 3 döneme ayırmamız lazım...

Birincisi, ilk aşama!..

19 pilot ilde uygulanmaya başlandı...

Bu 19 il içinde inşaat yapacağınız zaman yapı denetim firmasının bağımsız bir şekilde denetlemesi olmadan oturma izni alamıyordunuz.

İkinci aşama 2011 yılında başladı.

Baktılar ki, yapı denetim firmaları çok başarılı... O zaman tüm ülkede bağımsız yapı denetim firmaları olsun denildi.

Tüm ülkeye yayıldı...

Bakın tekrar ediyorum... Yıl 2011...

Yani eski ve yeni ayrımı yaparken miladı doğru belirlemek gerek...

Şimdi gelelim 3.cü ve en önemli ayrıma!..

2019 yılına kadar yapı denetim firmaları tamamen müteahhidin inisiyatifi doğrultusunda seçiliyordu. Yani yapı denetim firması müteahhit ne derse onu yapabilirdi. Zira zorluk çıkardığı takdirde, işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirdi. Öte yandan, yapının müteahhidi, aynı zamanda inşaat mühendisi ve yapı denetim firmalarının da sahibi olabilirdi -ki bu durum da yapı denetim firmalarının bağımsızlığını tam anlamıyla sekteye uğratan bir faktördü.

2019 yılına kadar durum tamamen bu şekilde ilerlemişti. Ve sonunda 2019 yılında yeni sisteme geçildi. Ulusal Yapı Denetim Sistemi (UYDS) ile bir havuz oluşturuldu. Tüm yapı denetim firmaları bu havuzda toplandı. Müteahhit talebini artık buraya iletiyor ve sistem ona bir firma atıyor...

Yani yapı denetim firmalarının da tam anlamıyla bağımsızlığını kazanabilmesi için tam 19 yıl geçmiş...

Bu 19 yıl içerisinde yapılan evlere ben hiç yeni ev diyemeyeceğim...

Tabi ki mevzuatı tam anlamıyla uygulayan firmalar vardır. Bu yazdıklarımda onları tenzih ediyorum.

***

Bursa Ticaret Odası'nın Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda, gündemin tamamı depremdi.

Meclis'te ilk defa söz alan Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Bursa Şube Başkanı Esra İnhanlı, iş insanlarına sunum yaptı.

Aslında yapı denetim firmalarını savundu da diyebiliriz.

Bu afetteki sorumlular hakkında suç duyuruları, tutuklanma kararları ve yargı süreçleri başladığını hatırlatan sözlerine başlayan Esra İnhanlı, "Temenni bu süreçte ihmali olan tüm kişi kurum ve kuruluşların gereken cezayı alması yönünde" diyerek tavrını açık açık ortaya kodu.

Bu süreçte en fazla suçlananlardan birinin de yapı denetim firmaları olduğuna vurgu yapan Esra İnhanlı, Hatay'da hasar tespit çalışmalarına katıldığına değindi.

Esra İnhanlı ilginç bir bilgiyi paylaştı kürsüden... Dedi ki; "Afet bölgesindeki Hatay ve Adana dışındaki illerde yapı denetim uygulaması 2011 yılında devreye girdi. Şöyle çok ilginç bir istatistik var; 2011 yılında yapı denetim uygulaması başlamadan önce burada aşırı derecede bir ruhsat verilme durumu gerçekleşmiş. 2009 yılında ruhsat ortalaması 3 bin ile 4 bin arasındayken, 2010 yılında tam 9 bin 600 evin ruhsat aldığı ortaya çıktı. Yıkılan binalar yeni olsa da denetimli bina değil... Bu istatistik elimizde."

İkinci kalkan ise depremin ardı ardına olması ve şiddetin yüksek olması. Bunu daha önce de yazmıştım. Ancak, kısaca özetlemek gerekirse, Türkiye'de evler 0,80 yer çekim ivmesine göre yapılıyor. Kahramanmaraş merkezli depremin yer çekimi ise 1,43... Hem şiddeti çok fazla hem de 2 deprem 9 saat arayla oldu.

Denetimi yapılmış binaların yıkılmaması gerekiyor. Ancak hasar almasında bir sorun yok. Orta hasarlı bina olabilir. Burada amaç, insanların can kaybı yaşamaması... Peki, 7.7 şiddetindeki depremde orta hasar almış bir bina, 9 saat sonra 7.6 şiddetindeki depreme dayanabilir mi?

Bunu kimsenin beklememesi lazım elbette...

Esra İnhanlı konuşmasında bir konuya daha dikkat çekti. O da; yapı denetim firmalarının binaları denetlerken 2018 yönetmeliğine ve mevzuatına göre denetlendiğini söyledi.

Aslında bu cümle bile eksikliğin kendilerinde değil bu mevzuatın ve yönetmenlikte olduğunu gösteriyor.

****

Geçen Cuma günü Esra İnhanlı'yı Başka Gazete'de misafir ettim.

Güzel bir sohbet gerçekleştirdik kendisiyle...

Tabi anlatacağı çok şey vardı. Benim de soracağım çok şey vardı...

Yeri geldikçe açıklamalarına yazılarımda yer vereceğim ama...

Benim için en önemli soruyu cevapladı.

"Yapı Denetim Kuruluşları sizce bu depremde sınavı geçti mi?"

Soruma net bir şekilde cevap verdi.

"Evet, geçti."

Ama denetimden geçmiş 287 bina yıkıldı bu deprem sonrası...

"Evet. Her şey doğru yapılmış olsaydı bir tane bile bina yıkılmaması gerekiyordu. Fakat bu durum sadece yapı denetim firmalarını ilgilendiren bir durum değil. Biz yapı denetimciler olarak aslında bir sorun olduğunda adi suçlarla yargılanıyoruz. Adi suçlu sayılıyoruz yani. Ancak biz sadece aykırılığı bildirmekle mükellefiz. İnşaata müdahale edemiyoruz. Mesela ben bir aykırılık gördüğümde, bunu raporluyorum ve müteahhide süre veriyorum. Bu süre zarfında eğer aykırılık giderilmediyse, raporumu yazıyorum, fesih nedenlerimi yazıyorum ve belediyeye bildirerek o işten ayrılıyorum. Bundan sonrası belediyeler, müteahhitler ve benden sonra gelecek olan yapı denetim firmasını ilgilendiriyor... Diyelim ki, tüm bina harfi harfine mevzuata uygun yapıldı. Ve kullanıma açıldı. Bundan sonra o yapıyı kullananların sorumluluğuna giriyor. Dükkanda yer açmak için kolon kesilirse, kirişlerde zedelenmeler yapılırsa ve bunlara izin verilirse, tabi ki burada yapı denetimlerin herhangi bir sorumluluğundan bahsetmek mümkün olmaz. İşimiz oturma ruhsatı verildiği an bitiyor. Ancak denetimini yaptığımız binadan 15 yıl sorumlu tutuluyoruz"

Esra İnhanlı, her sektörde olduğu gibi, kendi sektörlerinde de çürük elmaların varlığından bahsediyor.

"Binayı yaparken 4 ayak vardır. Müteahhit, belediye görevlileri, şantiye şefi ve yapı denetim kuruluşları. Bunları birbirinden ayıramazsınız."

***

Yapı denetimler bu çarkın içinde kendini aklıyor...

Müteahhit de, 'Ben bilemem' diyerek kendini aklayabilir...

Şantiye Şefi 'Ben orada yoktum' diyerek kendini aklayamaz.

Belediye de tüm bunlara göz yumarak sorumluluğuna sırt çeviremez.


06.03.2023 - Başka Gazete


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mudanya'da içinden fay geçmeyen rant!

Açık hava acı müzesi! (Nurdağı)