Yine boş salona konuştular!

 


Türkiye'de kadın olmak!..

Bu cümle neler neler anlatır aslında...

Ancak, ne yazık ki Türkiye'de kadın kendi için hiçbir şey yapmıyor!

***

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bursa İl Koordinasyon Kurulu (İKK) tarafından organize edilen 8. Yerel Kadın Kurultayı Bursa Akademik Odalar Birliği Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi.

Kurultay'da afette kadın deneyimi ve kadın dayanışması konuşulurken, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde toplumsal farkındalık oluşturulması hedeflendi.

Peki, hedef tutturuldu mu?

Nilüfer Arama Kurtarma (NAK) Operasyon Sorumlusu Pınar Bulmuş, Afet Arama Kurtarma Gönüllüsü Mimar Sevgi Baysal, İnci Dönüşüm Derneği Üyesi Avukat Gülendar Adıgüzel Özcan, TDF Spor Tırmanış Uzman Hakemi Eczacı Ahu Saden Öktem'in konuşmacı olarak katıldığı kurultaya geçmeden önce, Mimarlar Odası Başkanı ve İKK Sekreteri Şirin Rodoplu Şimşek'in açılış konuşmasına değinmek istiyorum.

Şirin Rodoğlu Şimşek, kadın mimar ve mühendislerin mesleki olarak itibarsızlaştırıldığına tanıklık ettiklerini özellikle vurguladı.

"Bu yıl 8 Mart'ta da TMMOB'da kadınlar olarak hak ve özgürlükler başlığı altında örgütlenip sesimizi yükseltmeye hazırlanıyorduk ki 6 Şubat gecesi 11 ilimizi etkileyen büyük bir felaketin ortasında kaldık. Bu büyük yıkımdan en çok etkilenen ve etkilenecek olan yine kadınlar ve çocuklardır. Bu felaketle birlikte erkek egemen sistemin her türden şiddet, taciz ve istismarına daha açık hale gelecek olanlar da yine kadınlar ve çocuklar olacaktır. Afet bölgesinde yaşamı yeniden kurma yükü de depremi yarattığı acıyı dahi yaşayamadan çoğunlukla kadınlara kalmıştır. Bu toplumsal yükü üstlenen kadınların yaşadıkları stres ve travma da katlanarak artacaktır" diyerek yine kadınların ne kadar da zor şartlar altında kaldığına dikkat çekti.

***

Daha sonra kürsüye çıkan İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ülkü Küçükkayalar da, deprem gündeminin ve yaşanan acıların unutulmadan özellikle deprem bölgesindeki kadınların üzerindeki olumsuz etkilerine değinerek toplumsal farkındalık oluşturmak üzere bu kurultayın organize edildiğini dile getirdi.

"8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde gündemin acıları unutulmadan ve unutturulmadan düzenleyerek konuşmak, tartışmak istedik. Afet dönemi ve sonrası cinsiyet rolleri, fırsatlara ilişkin katı ve sınırlayıcı beklentiler, güvenli alan eksikliği, cinsiyete dayalı şiddet, orantısız yaşam yükü kadın ve çocuk güvenliği ve sağlığı açısından artan riskler ve benzeri birçok sebeple kadınlar erkeklere göre daha çok etkilenmektedirler. Bu etkiler üzerinden konuya dikkat çekmek farkındalık oluşturmak üzere kurultayımızda konuşmacılarımız kendi deneyimleri üzerinden aktarımlarını yapacak, katkı sunacaklar" diyerek kurultayın amacını anlattı İMO Başkanı Küçükkayalar...

***

Aslında buraya kadar her şey iyi, güzel!

Ancak bir sorun var!..

Tüm bu farkındalığı oluşturacak, bu farkındalığa katkı koyacak kadınlar ortada yok!...

Yukarıdaki fotoğrafa bakın lütfen...

Salonun 3'te biri bile dolu değil!

Kadınlar, kendi farkındalıklarını oluşturamadıktan sonra dışarıda nasıl bir intiba yaratacaklar ki?

Mesela Afet Arama Kurtarma Gönüllüsü Mimar Sevgi Baysal'ın, depremin ardından ne kadınların ne kadar zorluk çektiğini anlattığını kaç kişi duydu? Yada Sevgi Baysal'ın üzerine basa basa söylediği, "Depremden sonra kadınların eğer üstü başı uygun değilse, 'Sesimi duyan var mı?' diye bağıran erkeğe cevap vermediğini, ancak kadın arama kurtarma ekiplerine cevap verdiğini" o kurultaya katılmayan kaç kişi duydu?

***

İnci Dönüşüm Derneği Üyesi Avukat Gülendar Adıgüzel Özcan'ın, depremin ilk anından sonra enkazdan kurtulmayı başaran özellikle kadınların şoke olabileceğini, en güvensiz anlarında kendilerini savunmaları için neler yapabileceklerini nerelere başvurabileceklerini oraya katılmayan kimse bilemeyecek. Özellikle depremin hemen ardından bölge tamamen güvensiz hale geldiği için, kadın ve çocukların kaçırılabileceği, kadınların fuhuşa zorlanabileceği kimsenin aklına gelmez. Ama yapılan çalışmalar bunların gerçek olduğunu bir kez daha önümüze koymadı mı? Karşılaşmadık mı bu tarz ahlaksız olaylarla? Tabii ki basında yer almadı. Almadı çünkü sansür uygulandı. Sansür uygulandı çünkü, hiç kimse bizim ülkemizde bunların yaşanmasına müsaade etmez!

***

Nilüfer Arama Kurtarma (NAK) Operasyon Sorumlusu Pınar Bulmuş'un yaşadıklarını ve anlattıklarını dinlemek her kadın için gurur verici olurdu. Kadınların da erkeklerden hiçbir farkı olmadığını, fiziksel gücün, arama kurtarma çalışmalarında çok öneminin olmadığını, kadınların da insan hayatını kurtarabildiğini anlayabilirlerdi. Hatta, teknik aletlerin kullanımını, organizasyonun hızlı bir şekilde gerçekleştirilebildiğini ve herkesin eğitim alması gerektiğini gösterebilirdi Pınar Bulmuş...

***

Eczacı Ahu Saden Öktem'den de afet sonrası kadınların eczanelerden utana sıkıla istediklerini, gebe kadınların söylemeye utandıklarını, hijyen pedi alamadıklarını, doğum kontrol haplarının alınamadığını, kadınsal ürünlerin dağıtımında sorun yaşandığını ve buna benzer birçok kadın sorununu anlattı.

Peki neden TMMOB bu Kurultay'a ilgi göstermedi...

8 Mart'ta sokaklarda dövizlerle yürümek daha mı önemliydi?

***

Son olarak, program sonrası Mimarlar Odası'nda Başkan Şirin Rodoplu Şimşek ile biraz oturduk. Tam bu sırada orada da bir etkinlik olduğunu öğrendim.

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Bursa Şubesi'nin, 'Yöresine Değer Katan Önder Kadın Ödül Töreni' vardı.

Programın sadece açılış kısmına katıldım.

Evet salon küçüktü ama sonuna kadar doluydu.

Yani, davet edilen herkes aslında oradaydı...

Belki de önemli olan etkinliğe sahip çıkabilmek.

Ortada bir emek var.

Ortada bilgilenmek ve bilinçlenmek için yapılan bir etkinlik var.

Buradan yararlanmak gerekiyorken...


09.03.2023 - Başka Gazete



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mudanya'da içinden fay geçmeyen rant!

Açık hava acı müzesi! (Nurdağı)

Yapı denetim firmaları sınavı geçti (!) mi (?)