Öncelik deprem bölgesini kalkındırmak
Kahramanmaraş merkezli toplamda 11 ilde etkili olan depremin ardından maddi yaralar sarılırken manevi yaraların daha uzun süre daha sarılamayacağını hepimiz biliyoruz.
Ancak, bu sırada hayat da devam ediyor.
Doğu bölgesi, deprem de sadece insanlarını değil, belki de geleceğini kaybetti.
Artçıları bile deprem büyüklüğünde olan bölgede hayatta kalanlar ya psikolojik olarak çökmüş durumda ya da fiziksel olarak ayakta kalmaya çalışıyor.
Hayatın normal akışı tamamen değişti.
****
Tarihin en büyük felaketlerinden birini yaşayan insanlar, deprem bölgesinden uzaklaşarak, daha büyük bir deprem bölgesine göç etmeye başladı.
Acil çözülmesi gereken barınma sorunu gecikmeye devam ederse eğer, bu sorun çözülmezse, yani o insanları orada tutmaya devam edemezsek büyük sorunlarla karşılaşacağız.
Peki bu konuda izlenecek politika belli mi?
Tekrar bölgenin kalkınması ve tersine göçün sağlanması için atılacak adımlar belli mi?
****
Asrın felaketi olarak adlandırılan doğu depremi bölgenin sanayi kuruluşları da işlevsiz hale geldi.
Evet belki, fabrikalar zarar görmedi, belki yıkılmadı, belki hasar bile alamadı ama ya içinde çalışacak/çalışan insanlar.
O vatandaşlarımız ya hayatını kaybetti ya da yakınlarını göçük altında bıraktı. Neredeyse 1 aydır bölgede doğru düzgün üretim yapılamaz durumda.
Kahramanmaraş ve Gaziantep'in kayıpları belki şu anda hissetmiyoruz ama çok büyük.
Zararın 80 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.
***
Ancak bu sırada da Bursa Textile Show Fuarı, TÜYAP'ta kapılarını açtı.
Yüzlerce tekstil firması TÜYAP'ta yerli ve yabancı ziyaretçiler için görücüye çıktı.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay, buradan elde edilecek gelirin tamamının deprem bölgesindeki yaraları sarmak için kullanılacağını ifade etti.
Fuarla ilgili kısa bir bilgi verecek olursak; bu sene ilk defa TÜYAP Fuar alanında düzenlendi. Geçen yıla kadar hep Merinos AKKM'de düzenlenmişti.
Merinos AKKM, artık küçük gelmeye başlamıştı.
Her geçen yıl daha da fazla büyüyen Bursa Textile Show'a katılmak için firmalar sırada beklemeye başlamıştı. Ancak bir önceki yıl stant açanların her zaman öncelikli olduğu fuarda sıra bir türlü yeni katılımcılara gelmiyordu.
İbrahim Burkay, yabancı ziyaretçisi artmadan daha büyük bir alana geçilmeme konusunda kararını iradeli bir şekilde devam ettirdi. Ve bu yıl TÜYAP'ta düzenlenmeye karar verildi.
***
Fuarda görüştüğüm Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı Pınar Taşdelen ile, fuar hakkında konuştuk.
Pınar Taşdelen, Bursa Textile Show'un standart bir fuarcılık anlayışıyla yapılmadığını söyleyerek başladı konuşmasına.
"Standart fuarcılıkta katılımcının fazla olması ve oradan kazanç elde etmek önemlidir. Aslında bu doğru bir yaklaşım değil. Önemli olan ziyaretçinin fazla olmasıdır. Ne kadar fazla ziyaretçi olursa katılımcıyı da o kadar mutlu edersiniz. Bu şekilde katılımcının da devamlılığını sağlamış olursunuz. Bursa Textile Show'da buna çok dikkat edildi. Fakat artık kalıbının çok dışına çıkmıştı. Merinos AKKM'de artık çok zorlanıyordu. TÜYAP'a geçiş bu açıdan önemli" dedi.
Türkiye'de tekstil hazır giyimli konfeksiyonun gerçekten çok güçlü olduğunu da ifade etti UTİB Başkanı Taşdelen. Depremin yaratmış olduğu bir kriz olsa da bu döneme stoklu yakalandıkları için zorlanmadıklarının da altını çizdi. Siparişlerde herhangi bir aksamanın olmadığını vurguladı. Taşdelen, bu süreçte problem yaşanacağını da düşünmediğini anlattı...
Tekstil sektöründe depremden etkilenen illerde çok fazla iş yapan firma vardı. Tabi bu firmalar da depremle birlikte sekteye uğradı. Neredeyse bir aydır kapalı. Ve birçok firma çalışanını kaybetti. Hayatta kalanların da yakın çevresi göçük altında kaldı. Birçok kişi barınma sorunu nedeniyle başka şehirlerde yaşayan akrabalarının yanına göç etmek zorunda kaldı. Tüm bunların psikolojisiyle üretimin sekteye uğraması çok normal. Peki ya bunun Bursa'ya etkisi nasıl olacak?
Pınar Taşdelen bu konuda çok net konuştu:
"Önceliğimiz kesinlikle o bölgedeki firmaların ve insanların tekrar üretime katılarak bir an önce kalkınmasını sağlamak. Deprem bölgesinde hem maddi hem de manevi yaralar sarılacak ve bizler de bunun için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Burada bir fırsat çıkarmak gibi bir sonucu çıkaramayız. Bunu kesinlikle kabul edemeyiz."
UTİB Başkanı Taşdelen'e katılmamak mümkün değil.
O şehirler her şeyiyle kalkınmalı.
Şehir kültürü yok edilmemeli.
Kalkınmanın başında da elbette sanayi geliyor. Sanayinin bir an önce ayağı kalkması gerekiyor. Ancak bu şekilde tersine göç sağlanmış olacaktır. Bölgenin mağdur insanlarından fırsat yaratılmamalıdır.
***
Son olarak Taşdelen'e Bursa'nın eskisi gibi artık tekstille anılmadığını, eski görkemini kaybettiğini soruyorum.
Yine bana katılmadığını belirterek başlıyor sorduğum sorunun cevabına...
"Bursa'da tekstil sektörü eskisinden daha fazla, daha güçlü. Ancak önceden Bursa'da tekstil firmaları ve üretimi diğer sektörlere göre çok fazlaydı. Ancak Bursa bugün bir sanayi şehri kimliğini almasıyla birlikte algı tekstilden çıkmış olabilir. Fakat buna rağmen Bursa tekstilin başkenti diyebiliriz."
03.03.2023 - Başka Gazete



Yorumlar
Yorum Gönder