Günah keçisi aranıyor!

6 Şubat Pazartesi günü meydana gelen deprem nedeniyle 10 il neredeyse yerle bir oldu.

Depremde yıkılan binalara baktığımızda geneli eskiydi, ancak yeni yapılan siteler de hatta rezidanslar bile yıkılan binalar arasındaydı.

Bu nasıl olabilir?

Tüm yeni binalar, deprem yönetmeliğine uygun yapılmalı/yapılmalıydı!..

Bu yeni binalar, mimar hizmeti, mühendislik hizmeti, denetim hizmeti alıyor. Buna rağmen nasıl oluyor da, depremde yıkılıyor...

Burada bir günah keçisine ihtiyacımız var.

Kimin üzerine gitmemiz gerekiyor?

***

Müteahhitler...

Arkadaş nasıl vicdanınız var ki, o binaları yapabildiniz. Daha doğrusu yapmaya kalktınız. Nasıl olur da malzemeden çaldınız, nasıl oldu da daha bir yıl önce yaptığınız ve depreme dayanıklı diye sattığınız bina ilk sarsıntıda yıkıldı. Bunun hesabını nasıl vereceksiniz?

Mühendisler...

Olmadığınız yerde sadece toplu imza atarak durduğunuz şantiyeden kazandığınız parayla şu anda mutlu musunuz? Ustanın neyi doğru yaptığına, ne kadar beton atıldığına, ne kadar demir bağlandığına veya ne kadar doğru bağlandığını görmeden sadece kağıt üzerinde doğru yapıldığını gözler önüne serdiğiniz için şimdi vicdanınız rahat mı?

Ustalar...

Sen ki yıllarını bu işe vermişsin, neyi nereye nasıl koyman gerektiğini biliyorsun, ancak işini öylesine iyi biliyorsun ki, nereden çalınacağının da farkındasın. Peki siz söyleyin ustalar, çaldığınız malzemeden yaptığınız kendi evinizde şimdi rahat oturuyor musunuz, size işi doğru yapmadığını söyleyen dünkü mühendisi dövdüğün için mutlu musun, vicdanın rahat mı, yine olsa yine yapar mısın?

Jeoloji Mühendisleri...

Nasıl zemin etüdü yaptınız... Ya da gerçekten zemin etüdü yaptınız mı? Onay verdiğiniz binanın altından fay hattı geçtiğinin farkında mıydınız? Ya da 'Ben sadece imzayı atayım, geçsin bitsin, ben de paramı alıp mutlu olayım' mı dediniz? Şimdi kime hesap vereceksiniz?

Şehir Planlamacıları...

Şehri nasıl planladınız ki, oraya 7-8 katlı bina yapabildiler... Üstelik adına rezidans diyebildiler. Bir şehir planlanırken önceliğiniz kazandıracağınız insanlar, ya da birilerinin yakınları mı yoksa burada oturacak insanların can güvenliği mi olmalıydı... Buraya bilmem kaç katlı ev yapılabilir diyerek bu kadar insanın enkaz altında kalmasına olanak sağladığınız için mutlu musunuz?

Yapı denetim firmaları...

Her noktayı tek tek denetlemek ve raporlamak sizin elinizde değil mi? Bunu yaparak hak etmiyor musunuz paranızı... Hem sizler denetlediğiniz binadan 15 yıl boyunca sorumlu değil misiniz... Bir usulsüzlük gördüğünüzde, 'hayır ben çekiliyorum' diyemiyor musunuz... Veya bu durumu şikayet edemiyor musunuz... Yolsuzluk veya usulsüzlük yapılan binada gözlerinizi kapatıp, arkanızı dönüp gitmek sizin için yeterli mi?

Belediye yöneticileri...

Yukarıda saydıklarım elbette suçlanacaktır. Suçlanmalıdır da. Ancak asıl suçlu siz değil misiniz? Birinin akrabası, diğerinin yakını, bir başkasının hemşehrisi diyerek verdiğiniz izinler bugün başınıza bela olmayacak mı? Hepsinden de öte, tüm bunları gördünüz ve yine de insanların burada oturmasına izin verdiniz. Sadece birkaç kuruş rüşvet için yaptınız bunları. Şimdi soruyorum size gönlünüz, vicdanınız rahat mı?

***

Bu sefer bir kişiyi hapsederek kurtulunamaz. Katiller içimizde, her biri ayrı ayrı ceza almalı. Hatta öyle bir ceza almalı ki bir daha hiç kimse bu usulsüzlükleri yapmaya cesaret dahi edemesin.

Ancak günahın büyüğü; kimse kusura bakmasın siyaset yapmak için söylemiyorum ama kesinlikle hükümette... Deprem ülkesinde sırf birkaç fazla oy alabilmek için defalarca imar barışını getiren sizlersiniz... Ne denir bilirsiniz!.. Deprem ülkesinde imar affı/barışı cinayettir. Hem kent için hem de ülkemiz için cinayettir.

Tüm bu enkaz altında kalanlardan her biriniz sorumlusunuz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mudanya'da içinden fay geçmeyen rant!

Açık hava acı müzesi! (Nurdağı)

Yapı denetim firmaları sınavı geçti (!) mi (?)