DOWNTOWN kimin için dönüştü?



Üç tarafı gecekondularla bir tarafı akarsuyla çevrili yerin adıdır Downtown...

Yunuseli yolu üzerine yapılmış, şehrin en merkezi noktası olan ve sürekli olarak trafik sıkışıklığı nedeniyle şikâyet ettiğimiz, 'boğaz köprüsünden bile daha az araba geçiş yapıyor' diye atıflarda bulunduğumuz Acemler'e yürüyerek 5 dakikada gidilebilecek mesafede konuşlanmış durumda.

"Şehir içinde şehir" sloganıyla kuruldu...

2 adet 18 katlı apartman,

1 adet 8 katlı apartman,

5 adet 17 katlı apartman,

1 Adet 2 katlı ofis, işyeri

1 adet 5 katlı ofis iş yeri,

2 adet 1 katlı ofis işyeri ve arsası...

İçerisinde evler, oteller, ofisler, kafeler, restoranlar gece mekanları, oyun ve eğlence alanları, hatta ve hatta AVM'si bile var.

Ne şehir ama...

Hafta içi 24 bin kişi ağırlamayı planlıyor burası, hafta sonu ise 40 bin kişi...

Zaten buradaki otelde kalan turistin kapıdan dışarıya çıkmaya ihtiyacı yok.

***

Downtown neden yapıldı?

Yani Bursa'nın böyle bir yapıya ihtiyacı var mıydı?

Hem de şehrin tam göbeğinde...

Peki burasının yapılmasındaki ilk etken neydi biliyor musunuz?

'Kentsel dönüşüm!'

Evet...

Tamamen kentsel dönüşüm bahanesiyle yapıldı.

Daha önceden bu arazinin üzerinde bir bekçi kulübesi bir de işlevini yitirmiş fabrika vardı.

Daha önce de söyledim şimdi de söylüyorum... Doğanbey TOKİ'ler gibi burası da geleceğin krizi olacak...

Hem insan yoğunluğu açısından hem trafik açısından, hem de kaçış noktasının olmamasından dolayı Bursa'nın başına büyük dertler açacak olan bu yapı tamamen deprem bahanesiyle yapıldı.

Yani sorduğumuzda, bize verecekleri cevap, depreme karşı dayanıklı yapılar olması...

Peki ya kent silueti, kent bilinçliliği, hepsinden de öte tek afet deprem mi?

Hemen önündeki akarsu taşarsa ne olacak?

Ona karşı da bir önlem aldınız mı?

Yada geçelim tüm bunları... Bir savaş anında, yani Bursa'ya bir saldırı olduğunda buradaki insanlar nereye kaçacak, nasıl kaçacak...

Etrafındaki gecekonduda oturan insanlar ne yapacak?

Böyle bir plansızlık ve bencillik nerede görüldü bilmiyorum...

***

Downtown'un yapılış hikayesinden daha önce bahsetmiştim.

Hatırlatmak gerekirse, Her şey 6 Kasım 2019 tarihinde, Osmangazi Belediye Meclisi'ne, Hasan Hüseyin Erdönmez'in verdiği bir önerge ile başlıyor.

Bu önerge 09 Eylül 2020 tarihinde meclisin gündemine geliyor.

'Park ve BHA Değişiklikleri' başlığı ile masumane (!) bir kılıf giydiriliyor.

Ama bu önerge, inşaat sahibine; daha önce mahkeme kararı ile iptal edilen ve haksız emsal artışlarını yeniden sağlıyor...

Sadece emsal artışı olsa yine iyi!..

Hem projenin daha önce mahkeme kararı ile iptal edilen kısmı tekrar varmış gibi bir karar alınarak kapsamı genişletilerek haksız kazanç sağlanıyor, hem de değer artışıyla elde edilen kazancın, bakanlığa ve belediyelere aktarılma yükümlülüğünden kurtulunuyor.

Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nin Bursa 3. İdare Mahkemesi'nde 2018'de, bu proje aleyhine açtığı haksız 0.50 kentsel dönüşüm emsal artışı iptal davası 2019'da sonuçlanıyor ve sonrasında da İstanbul Bölge İdare Mahkemesi tarafından onanıyor. Danıştay devreye giriyor. Proje iptal ediliyor.

Mahkemelerin iptal kararları yok sayılarak veya kılıfına uydurularak Downtown yükseliyor.

Bir şekilde bu yapı tüm siyasilerin gözü önünde ve yerel yöneticilerin onayıyla her şeye rağmen yapılıyor.

***

6 Şubat 2023 Pazartesi Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen deprem sonrası tüm ülkede tek bir şeye odaklandı. O da kentsel dönüşüm...

Geçen hafta Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nde CHP'li Meclis Üyesi Şahin Sevinç, Downtown'un fotoğrafını gösterdi. Ve özetle dedi ki:

"Benim kentsel dönüşümden anladığım, depreme dayanıksız ve mühendislik hizmeti almamış kaçak yapıların dönüştürülerek daha sağlıklı ve güvenli binalar olmasını sağlamak. Ancak bizler bu mecliste bu tarz projelere de izin veriyoruz. İmza atıyoruz. Biz gerçek kentsel dönüşümü gerçekleştirmeliyiz. Bunlara izin vermemeliyiz. Kentsel dönüşümle yapılan projelerde birçok teşvik ve indirim var. Mesela tapu harcı bile alınmıyor. Ancak biz bu tarz binalar yapılmasına göz yumarak doğru bir kentsel dönüşüm çalışması yapmıyoruz."

Evet...

Bence de meclis üyeleri neye neden imza attığını bilmiyor.

Bilmediği bir şeye attığı imza nedeniyle yargılanabiliyor da...

Daha dikkatli davranmaları, gerekirse şehir için tavır ortaya koymaları gerekiyor.

Şahin Sevinç'e cevap veren Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise "Klasik bir yüksek bina düşmanlığıyla yürümeyelim. Evet, bizim gibi sıvılaşma oranı yüksek ve fay hatları üzerinde yer alan yüksek binalar bir risk oluşturabilir ama dünyanın her gelişmiş ülkesinde ve şehrinde yüksek katlı binalar vardır. Önemli olan temelinden, yaptığınız diğer detaylara varana kadar oluşturduğunuz bina kalitesidir" cevabını veriyor.

Yüksek binalardan kastımız eğer Doğanbey TOKİ'ler gibi olanlarsa bence karşı olmakta yarar var.

Ancak Başkan Alinur Aktaş, belediye meclisinde bir şeye daha dikkat çekti...

Alinur Aktaş:

"Biz gerçekten kentsel dönüşüm yapıyoruz. Değirmenönü, Arabayatağı, Ulus mahallelerinde dönüşüm yapıyoruz. Ama siz oralarda kapı kapı gezdiniz ve insanları tahrik ettiniz. Genel Başkanınız Kemal Kılıçdaroğlu'nu götürdünüz."

Evet...

Bir şeye körü körüne karşı olmamak lazım.

CHP'liler oradaki vatandaşlardan oy almak için kapı kapı gezip, evinizi yok pahasına alacaklar propagandası yapmıştır.

Ancak bilinmelidir ki...

Oradaki binalar aslında yoktur.

Ve yok pahasına alınmasında da sakınca yoktur.

İşi yokuşa sürmemek ve kaçak yapı yapanlara taviz vermemek gerekiyor.

Ancak aynı şeyi Downtown'daki düzenlemelerle fazladan 375 daire çıkartan, Central Ballat'taki son 4 katın kaçak yapılmasına göz yumanlar için de dile getirmek gerekiyor...

Ve son olarak da;

Her şeye rağmen atışa devam eden ve Downtown'u tamamlayan, Dubai'de, Kuveyt'te bu binaları pazarlayan inşaat firması, 6 Şubat 2023 tarihinde deprem olmasına rağmen, enkaz kaldırma çalışmaları yapılması için iş makinalarına ihtiyaç olmasına rağmen Nilüfer'de bir tane daha aynı yapıdan yapmaya devam ediyor.

Üstelik öylesine bir hızla yapıyor ki...

Gece-gündüz o inşaat çalışması devam ediyor.

Bir şeyleri birileri görmeden işi işten geçirmek istiyorlar anlaşılan...

Bu da başka bir yazının konusu...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mudanya'da içinden fay geçmeyen rant!

Açık hava acı müzesi! (Nurdağı)

Yapı denetim firmaları sınavı geçti (!) mi (?)