Belediyelerin günah çıkarma protokolü!

Hafızamız balık gibi...

Hemen unutuyoruz, her şeyi, tüm acıları.

'Tek Yürek Türkiye' canlı yayınında Murat Yıldırım, "Bizim yaptığımız en iyi şeylerden biri de unutmak, ama unutturmayacağız, lütfen unutmayalım" cümlesinin kesilmesinden belli aslında yine çok çabuk unutacağımız.

Artık biliyoruz ki, 7 şiddetindeki depremlerde binlerce, hatta on binlerce can kaybediyoruz.

Ve hiçbir zaman akıllanmıyoruz.

Sadece akıllanmış numarası yapıyoruz.

***

Yıl 2020...

İzmir'de deprem oldu!..

117 kişinin yaşamını yitirdiği 6,6 büyüklüğündeki depremin yaraları, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle sarılsa da kaybedilen canların acısı tazeliğini koruyor (mu?).

Eğer o acılar taze olsaydı, bugün binlerce kişiyi daha göçük altından kurtarabilirdik.

Hatta o acılardan ders almış olsaydık bu göçükler oluşmazdı belki de.

***

Şimdi o günlere Bursa için bir kez daha geri dönelim.

'Bu deprem ya Bursa'da olsaydı' diyerek hareket eden ve endişelenen belediyeler hemen harekete geçtiler.

Elbette bilimin önünde kimse duramazdı. Bilim, her şeyin ilacıydı. Bilimsel olarak yapılan yapılar ve denetimlerden sonuç alındığı gün gibi aşikardı...

Belediyeler bunun farkına vararak harekete geçme kararı aldı.

Nilüfer Belediyesi ilk harekete geçenlerden biriydi.

Akademik odalarla bir araya gelindi, çalışma yapılması istendi. Dönemin Mimarlar Odası Yönetimi ile İnşaat Mühendisleri Odası Yönetimi, hemen bir çalışma hazırladılar. Neyin, nasıl yapılacağına dair büyük uğraşlar verdiler. Ayrıca hukukçular da işin içine girerek, haksızlığın önüne geçildi. Tabiri caizse gece gündüz, en doğru protokolü hazırlamak için çalışıldı.

Ancak elbette bu bir süreç...

Süreç ilerlerken Türkiye'nin gündemi değişti.

Hazırlanan protokoller havada kaldı.

Popülist bir yapı içerisinde hareket etmeye alışkın olan belediyeler, bu hayati öneme sahip protokolü kulak arkası yapmaya başladı.

Her ne kadar Mimarlar Odası Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, protokolün imzalanması ve ivedilikle harekete geçilmesi konusunda ısrarcı olsa da bir türlü adım atılamadı.

***

İşte hiçbir zaman gelmesini istemediğimiz, o büyük deprem 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli 11 ilde etkili oldu.

Neredeyse tüm şehirler yerle bir oldu.

Tabi ki, yine gündemimiz deprem oldu.

Ve belediyelerin bu konuda ne kadar da sınıfta kalacağı ortaya çıktı.

Bu sefer iletişime ilk geçen belediyelerden biri Gemlik Belediyesi idi...

Aynı zaman da Nilüfer Belediyesi de tekrar iletişime geçerek, 2 yıl önce hazırlanan o protokolü hayata geçirme çabasına girdi.

Demek ki, yine bir deprem olmasını bekliyorlarmış.

Protokol imzalansa da işin uygulama kısmına geçilmek için bir başka depremi beklemezler inşallah!...

***

Bugüne kadar Nilüfer Belediyesi tarafından imzalanması ötelenen bu protokolde neler var?

Tüm belediyelerin ilk etapta yapması gerekenler var aslında...

Binaların yıkılmasında rol oynayan en büyük etkenlerden biri, iş yerlerinin genişletilmesi ve artı alanlar kazanmak için kesilen kolonlar var. Yük taşıyıcı duvarlarda zedelenme olmuş mu, olmamış mı, beton kirişlerde farklı işlemler yapılmış mı, yani dükkan sahipleri binayı ayakta tutabilecek bir şeylere müdahale etmiş mi etmemiş mi?

Acilen bunların tespit edilmesi gerekiyor.

Deprem anında nerede olacağımızı bilemiyoruz. Belki de bir mağazada alışveriş yaparken, ya da bir kafede çay içerken yakalanabiliriz. Ve kaçış imkânımız olmayabilir.

İşte sırf bu nedenle tespitini yapmak çok önemli.

Nilüfer Belediyesi'yle bu protokol dün imzalandı.

Umarız, deprem unutulmadan sonuna kadar gidilir ve bu tespitler tamamlanabilir.

Aynı protokol, Gemlik Belediyesi'yle de imzalanacak. Hatta Gemlik Belediyesi'yle ilgili protokol daha da genişletilerek imzalanacak...

Bu konuda belediye meclis üyelerinin de destek vereceğinden şüphem yok... Ancak, konunun iyi takip edilmesi gerektiğini söyleyerek uyarımı yapmak istiyorum.

Açıkçası, bunlar güzel haberler.

Uygulama ise şöyle işleyecek; İnşaat Mühendisleri Odası ve Mimarlar Odası uzmanlardan oluşan bir komisyon kuracak, ikili veya üçlü timler halinde tespitler yapılarak bu komisyona gelecek. Raporlar da hızlı bir şekilde hazırlanarak belediyelere bildirilecek.

***

İşte asıl sorumluluk bundan sonra başlıyor...

Kolonu kesilmiş binalar ne olacak, oradaki insanlar ne yapacak, belediyenin buradaki aktif görevi ne olacak, neler yapılabilir?

Normal şartlar altında, bir binanın risk analizi yapıldıktan sonra eğer riskli bir rapor hazırlanırsa o bina tamamen boşaltılır. Sonrasında ise ya yıkılır, ya da güçlendirilir.

Ama burada bir yaptırım söz konusu mu?

Mimarlar Odası ile İnşaat Mühendisleri Odası, bu tespitlerin yapılabilmesi için 'acil destek' sunuyor.

Yapılması gerekenleri tek tek tespit edilmesi için büyük bir mesai harcıyor ama, bu çalışmalar inşallah kulak arkası edilmez.

Eğer bu çalışmaların devamı getirilmezse, bir sonraki depremde ne çıkaracak günah kalır, vebali olmayan belediye...

***

Son not!..

Geçen hafta Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde, İYİ Partili Ferit Gürsoy önderliğinde bir önerge hazırlanarak sunuldu. Önergede tam da yukarıda anlattıklarıma yönelik bir istek var.

"Şehrimizdeki mevcut binaların yapı denetim ekipleri ve zabıta aracılığı ile kontrol edilerek zarara uğramış yapıların tespiti ile bu yapılar hakkında tutanak tutulup idari işlem yapılması gerekir. Konunun meclis gündemine alınması hususunda gereğini arz ederiz."

Her ne kadar eksik ve bilimsel gerçeklerden uzak bir önerge de olsa, iyi niyetin herkes farkında olmalı. "Bir şey yapmalı, bir yerden başlanmalı" diyerek verdiği önerge nedeniyle kendisine teşekkür ederiz...

Ferit Gürsoy, bu önergenin tüm ilçelerde verilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Ben de aynı fikirdeyim... Bu önergenin değil belki ama, Nilüfer Belediyesi ve Gemlik Belediyesi, imzalanan protokollerle diğer belediyelere de örnek olmalı...


21.02.2023 - Başka Gazete

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mudanya'da içinden fay geçmeyen rant!

Açık hava acı müzesi! (Nurdağı)

Yapı denetim firmaları sınavı geçti (!) mi (?)