'Başka' bir yolculuk başlıyor...
Günümüzde eğer, fikir işçisiyseniz, yani düşüncelerinizi satmaya kalkıyorsanız eğer, işiniz zordur.
Çünkü, herkes sizin düşüncelerinize, fikirlerinize veya yorumlarınızı satın almak istemez...
Evet!..
O fikirler her ne kadar yol gösterici de olsa, o fikirler ve yorumlar gidilecek yolu da belirlese, kimilerinin görmek istemediğini gün yüzüne de çıkarsa, sonuç olarak onu görmek istemeyenler vardır her zaman...
İşte tüm bu nedenlerden ötürü 'başka' bir yola girmek isteyeceksinizdir...
***
Günümüz medyası ne yazık ki, teyitli habere muhtaç durumdadır.
Daha fazla 'tık' almak uğruna, doğruluğu araştırılmadan, kaos yaratacak başlıklarla verilen haberlerden kendimizi korumamız gerekiyor.
Türkiye'de ise ne yazık ki; yeni medya eski usullerle yönetilmek isteniyor...
Sosyal medya dezenformasyonu her tarafımızı sarmışken, bir şekilde doğru bilgiye ulaşma ihtiyacımızı gidermemiz lazım!..
***
Bugüne kadar düşüncelerime, fikirlerime önem veren herkese teşekkür ederek başlamak istiyorum çıktığım bu 'başka' yola...
Her biri değerli olduğu için bugüne, bu noktaya gelebildim...
Şimdi ise kabuk değiştirmiş olsam da Onuralp Özalp her zaman olduğu gibi...
Teyitli, belgeli, her kesimin görüşlerini alarak ve farklı bir bakış açısını ortaya koymak için yazılarına devam edecek.
***
YARDIM REKLAMI DAHA KOLAY
Geçen hafta, pazartesi sabahı ülkemiz büyük bir sarsıntıyla uyandı.
O gün bir milat oldu...
'Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' diye umuyoruz...
Zira 17 Ağustos 1999 depreminden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
Her şeye rağmen sıfır noktasında olmadığımızı düşünüyorduk.
Artık, 'deprem'in farkındalığına büyük oranda vardığımızı düşünüyorduk...
Yönetmelikler tam anlamıyla olası bir depreme göre hazırlanıyordu. Ancak uygulama noktasına geldiğimizde nedense bu kadar titizlenilmiyordu...
Yaklaşık 1 buçuk yıldır, okuyucumla direkt olarak konuşuyorum. Ve anlattıklarım özellikle bu konular üzerine...
Mesela diyorum ki, kaçak yapıların önü kesinlikle kapatılmalı. Kaynağında kesilmeli, yapılmasına izin dahi verilmemeli. Ve yapanlara da büyük cezalar ödetilmeli. Mesela bir daire fiyatına kesilecek ceza sembolik olmamalı, neredeyse villa fiyatı kadar ceza ödemeli...
Günümüz teknolojisi, fay hatlarının nerelerden geçtiğini biliyor. Bu bilgiler boşa gitmesin... Fay hattı olan bölgelerde yapılaşma tam anlamıyla engellenmeli. Ne devlet ne de özel girişim marifetiyle buranın yapılaşması tamamen engellenmeli...
Kentsel dönüşümler, ranta dönmemeli. Sırf birileri daha fazla para kazanacak diye yüksek binalara ve sosyal donatısız alanlara izin verilmemeli....
Bu önerileri daha önce yaptığım gibi sıralamaya devam edebilirim. Ancak ne faydası var?
Şehrimizin tüm belediyeleri bugün merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık İlçesi olan ve toplamda 10 ili adeta yıkan deprem sonrası seferberlik sağlayarak yardım yarışına girmişken, yönettikleri bölgede daha fazla bir yıkım olabileceğini bilmiyorlar mı?
Elbette biliyorlar. Ancak yardım göndererek reklam yapmak daha kolaylarına geliyor!..
Şimdi belediye başkanlarına seslenmek istiyorum, dönün ve yönettiğiniz şehre bir bakın. Olası bir depremde ne yapacağınızı biliyor musunuz, depremden sonrası için hazırlıklı mısınız?
Ve son olarak da siyasi parti temsilcilerine seslenmek istiyorum...
Yardım kampanyaları elbette güzeldir, yaraları sarmak elbette takdir-e şayandır!.. Ancak, bulunduğunuz şehrin bir afet haritası var mı durup bir bakın... Olası bir deprem de kimin ne yapacağı biliniyor mu?
13.02.2023 - Başka Gazete

Yorumlar
Yorum Gönder